Ana içeriğe atla

WWDC17' Den Sonra

   Apple' ın en önemli etkinliği desek, tek eksik kalacak yanı; İphone tanıtımı olacak olan WWDC17 heyecanı sona erdi. İlk olarak geçmek istediğim konu İphone' un 10. yılı olması ve İphone 7 ile beklediğini bulamayan takipçilerin bu etkinlikte yeni bir İphone beklentisi boşa çıktı. Gelgelelim bu durum benim ihtimal dahi vermediğim bir durumdu. Bu boş beklentinin üzerinde durmanın anlamı yok. Amerika' dayken takip etme şansı bulduğum ikinci Apple etkinliği Iphone 7 nin tanıtıldığı birincisine nazaran oldukça tatmin edici düzeyde. Çok yüzeysel bakan kullanıcılardan, sadece boyut değişikliğine gidilmiş bir Ipad ve iMac Pro ya sünger geçirilmiş gibi duran bir speaker ile etkinlik tamamlandı eleştirisi alacak olsada oldukça yersiz.

   Bakalım WWDC17 bize neler sundu ve bunlar nelerin göstergesi ?

  WWDC17 de tanıtılan bir çok şeyin hazzını yaşamak için Sonbahar'ı beklememiz gerektiğini en başta vurgulamak lazım.

   Bir Apple Watch kullanıcısı olarak mevcut watchOS dan memnun olduğumu söyleyebilsemde kolumda duran bu canavarın çok daha efektif çalışabilecek potansiyelinin olduğunu bilmek beni üzüyordu. Yeni watchOS bir nebze de olsa Apple Watch' u daha özgür bir cihaz haline getiriyor. Ciddi anlamda beni heyecanlandırdığını söyleyemesemde henüz tamamlanmamış haliyle watchOS 4 üzmeyecek gibi duruyor.

   MacOS Sierra ile gelen yeniliklerin teknik kısımlarından burada bahsetmeye gerek görmüyorum. Zira benim gibi genel kullanıcıyı doğrudan etkileyen bir durum yok.

   iMac Pro ve yeni Mac'ler benim ilgi alanım dahilinde olmasa da kullanıcısını heyecanlandıracak derecede güçlü bilgisayarlar. Ayrıca bir siyah tutkunu olarak siyahın iMac e çok yakıştığını söylemem lazım. Geç kalınmış bir yenilik.

   Gelelim WWDC17' nin en çok beklenen ürünü Yeni İpad Pro'ya . 9.7 inçlik Ipad Pro performansıyla tüm kullanıcılardan zaten tam not almış durumdaydı fakat macbook ya da pc kullanıcısını kendisine bağlayabilecek bir boyutta değildi. Bu kullanıcılar için mevcut Ipad Pro boyutları küçük ya da gereksiz büyüktü. IOS 10 la birlikte uyum içinde çalışsa da gerçekten gelişmiş bir tablet pc olmaktan öteye geçemiyordu. Apple yeni Ipad Pro da adeta bu durumu baştan yaratmaya karar vermiş. 10.5 inçlik Pro tüm kullanıcıları kucaklar bir ölçüye sahip. Büyüyen ekrana rağmen ağırlığın değişmemesi büyük avantaj. Ipad Pro ve Apple Pencil işbirliği yeni Pro da gittikçe artıyor. Tabiki yeni Pro da değişen tek şey ekran boyutu değil. Cihaz önceki nesillere göre çok daha hızlı batarya ömrü yüksek. 
Bence Yeni Pro ile ilgili değinilmesi gereken belkide en önemli özellik ekranda. Tüm Apple kullanıcılarının belkide Apple'ı tercih etme nedeni olan ve andoid kullanıcılarının canını en çok sıkan durum yani ekran geçiş hızından bahsetmek gerek. Apple zaten kullanıcılarını oldukça memnun eden ve biz ekranlar arası geçiş yaptığımızda ekranın kaydığı hissini veren 60 hz. ekran tepkime hızını 120 hz' ye çıkararak adeta bir devrim yapmış. Yeni Pro' nun sunduğu ekran deneyimi tartışmasız bugüne kadar ki ekran deneyimlerimizin en iyisi. Ayrıca bu gelişim yeni Iphone içinde bir ipucu olabilir. 

Tüm bu gelişmeleri inceledikten sonra Yeni Ipad Pro' nun genel kullanıcılar için bilgisayarı bitireceği iddasında bulunmadan edemeyeceğim. Tabiki bunu söylerken sadece Yeni Pro' nun teknik özelliklerini göze almıyorum. WWDC17 de bizlere tanıtılan ve sonbaharda kullanmaya başlayacağımız Iphone' lar gibi Ipad' lerinde işletim sistemi olan iOS 11' in Ipad Pro ile olan uyumu gerçekten inanılmaz. iOS 11 adeta iPad için yaratılmış. Bu işbirliği sayesinde genel kullanıcının Macbook'a ya da Pc ye ihtiyaç duyacağını düşünmüyorum. 

  VR teknolojisine inanmayan Apple, artırılmış gerçeklik uygulamaları konusunda ne kadar hassas çalıştığı konusunu da bu etkinlikle birlikte göz önüne sermiş oldu. Bu gelişmelerden Apple' ın bu konuda çok ciddi olduğunu çıkarmak yanlış olmaz.

   HomePod konusunda şimdilik getirebileceğim tek eleştiri Apple Tv varken bu teknoloji için 2. bir cihazı evimizde bulundurmak zorunda oluşumuz. Bunun dışında tanıtılan ürün güzel ve ilgi çekici. Apple ın genlerinde müzik olduğu gerçeği HomePod' u denemek için beni de heyecanlandırıyor.

   Birazcık da olsa Apple'ı yeni teknolojiler konusunda eleştirmek konusunda hakkımız olduğuna inansamda bu etkinlikte tanıtılan ürünler ve geliştirmelerle mevcut teknolojilerin çok kompakt bir halde sunulmasından mutluyum. Tüm bu gelişmelerin yeni iPhone için ne gibi ipuçları içerdiğini düşünmek lazım. Daha fazla ayrıntı,fiyat bilgisi, teknik detay ve etkinlikte tanıtılan tüm teknolojileri linkte bulabilirsiniz.

https://www.apple.com/apple-events/june-2017/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dduk- Bok ki Deneyimi

Yurtdışına çıkıp Amerika’ya gelmemle birlikte çeşitli kültürlerin mutfaklarının lezzetlerini tatma şansım oldu. Amerika’da olmamın ve özellikle de onlarca üniversiteye ev sahipliği yapan Boston’ da olmamın bir artısı da bu şehrin çok sayıda dünya mutfağına ev sahipliği yapıyor olması. Boston o denli uluslararası bir şehir ki sokakta yürürken her milletten insan görmek mümkün. Bu durumda dünya mutfaklarının iyi örneklerinin bu şehre taşınmasına olanak sağlıyor. Bugün Kore mutfağına ait bir yemekten bahsetmek istiyorum. Asya mutfağı genellikle ağız tadıma uygun olmasa da kendime uygun yemekler bulmakta mümkün. Kore mutfağında da diğer Asya ülkelerinde olduğu gibi bir çok seçeneği elerken kendim uygun birşeyler buldum. Acıya olan düşkünlüğüm Adana’ lı olmaktan geliyor olabilir ama Kore mutfağı da acının sınırlarını zorlayan bir mutfak. Ayrıca acının tadı diğer Asya mutfaklarına nazaran daha güzel hatta güzel. Koreli arkadaşlarımla gittiğim, aslında tam olarak Kore restoranı olmay...

Unteferruat Radyo İlk Bölüm

Küçüklüğümden beri hayallerimden birisi olan radyo yapma fikri, Unteferruatla can buldu. İlkin günahı olmaz diyerek; Unteferruat Radyo ilk bölümüyle yayında. İlk bölümde Türkiye ve ABD'nin dondurma yeme alışkanlıklarını Çağla Çaylan'la konuştuk. Yayını dinlemek için...

Amerika'da Starbucks

   Türkiye'de birçok insan için vazgeçilmez konuma gelmiş, onlarca kahve zımbırtıları zincirlerinin açılmasını teşvik etmiş, dünya çapında bir perakende kahve satıcısından bahsediyoruz. Starbucks    Bir çok insan için kahve kalitesi olarak ülkemizde ki diğer perakende kahve satıcılarından daha üstün hizmet sunan ve premium iç mekanlarıyla tercih sebebi olmuş en ucuz kahve fiyatının neredeyse 6-7 TL ler civarında olduğu halde boş masa bulmanın genellikle zor olduğu Starbucks'ın doğduğu topraklar olan Amerika Birleşik Devletlerinde müşterilerine nasıl bir hizmet sunduğuna göz atıyoruz.    Öncelikle nasıl bir şirketten bahsedeceğimizi bilmek gerek. Merkezi Seattle olan, adını Mobby Dick'teki Starbuck karakterinden alan deniz kızı logolu bir kahve şirketi. 1971 yılında iki öğretmen ve bir yazarın ortak girişimleriyle doğdu ve seksenli yıllarda yatırım almayı başardı. İtalyan espresso barlarınından etkinlendikten sonra çeşitli satın alma, devir vb. işlemle...